medikritik.com
Haberler

Çin Başkonsolosu: Çin’in sırrı örgütlü seferberlik

Çin, koronavirüs salgınını örnek önlemlerle sıfıra indirdi, sonra dünyaya yardıma koştu. 5 gündür Wuhan’da yeni vaka görülmedi. Çin Başkonsolosu Cui Wei, ülke çapında bütün güçleri örgütlü bir şekilde harekete geçirdiklerini anlattı.

Virüse karşı aldığı çok hızlı ve kapsamlı önlemler nedeniyle Çin, dünyanın ve elbette Türk insanının dikkatlerini üzerine topladı. Sonunda salgını frenlemeyi başaran Çin hükümeti, bunu nasıl yaptı? Çin Başkonsolosu Cui Wei’ye sorduk.

Başkonsolos Cui, Çin’in SARS gibi bulaşıcı hastalıklarla ilgili deneyimlerine dayandığını, “en kapsamlı, en katı ve en tamamlayıcı” önlemleri derhal uygulamaya başladığını anlattı. Salgını kontrol etmenin sırrını, “Erken teşhiş, erken raporlama, erken izolasyon ve erken tedavi dörtlüsü” biçiminde özetleyen Cui, Çin’deki sisteme, ülke çapında bütün güçleri, tamamen örgütlü olarak seferber edebilme yeteneğine dikkat çekti. İşte, Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei’nin sorularımıza verdiği yanıtlar:

‘ZATÜRREYLE BAŞLADI’

  • Kovid 19 virüsü ilk nasıl teşhis edildi? İlk teşhisten sonra, bu virüsün geniş kapsamlı epidemi (salgın) yapacağının tespit edilmesi arasında ne kadar süre geçti. Kovid 19 Wuhan’da ortaya çıktı? Niçin Wuhan? Wuhan’ın diğer şehirlerden ciddi bir farkı var mı?

Öncelikle koronavirüs salgınının ortaya çıkışından bu yana olan süreci tarihleriyle size anlatmak isterim. 2019 Aralık ayında Wuhan’da, görülmemiş türde zatürre hastaları görüldü. 27 Aralık’ta salgını önleme ve erken kontrol uyarısı yerel kapsamda başlatıldı. 29 Aralık’ta Merkezi Hükümete rapor edildi. 30 Aralık tarihinde Merkezi Hükümet acil durum mekanizmasını hayata geçirdi. 2 Ocak itibariyle, virüsün gen dizisi belirlendi ve salgına karşı müdahale başladı. Ocak ortalarında, geniş çapta önlem ve kontrol çalışmaları başladı. 23 Ocak günü, Wuhan karantina altına alındı. Ocak ayı sonlarında ise, özel hastaneler ve kabin hastaneler inşa edilmeye başlandı, ülkenin dört bir yanından sağlık çalışanı Wuhan’a destek ve yardım sağlamak amacıyla Wuhan’a seferber oldu. Şubat ayının ortalarında ise, enfekte olmuş kişileri tedavi etmek amacıyla 40 bin yataklı lokal hastaneler inşa edildi ve diğer eyaletlerden gelen 40 bin sağlık çalışanı da bu hastanelerde görev almaya başladı. Yine Şubat ortalarında Çin’in diğer bölgelerinde durumun ciddiyetine göre kriz yöntemi uygulandı. Durumu hafif olan yerlerde ise işyerlerine geri dönüşler başladı. 10 Mart sonrasında da, kurulan bütün kabin hastaneler görevini tamamladığı için kapatıldı ve burada görev alan diğer şehir ve bölgelerden gelen sağlık çalışanları da evlerine gönderildi. Bugün itibariyle, Çin’de kesinleşmiş mevcut vaka sayısı 6 bin 763, şüpheli vaka sayısı 104, taburcu olan hasta sayısı 71 bin 284 ve can kaybı 3 bin 253 kişidir.

Tüm bu süreçte, aldığımız önlemleri, edindiğimiz bilimsel araştırma sonuçlarını ve edindiğimiz tüm deneyimi, anında DSÖ ile paylaştık ve DSÖ de diğer ülkelere sürekli olarak bildirdi ve rehberlik etti.

DSÖ uzmanları, tespit edilen ilk vakanın Wuhan’da ortaya çıktığını ama virüsün kökeninin ve sebebinin halen soruşturma sürecinde olduğu açıkça belirttiler. Bu nedenle, kökeni ve sebebi henüz belirlenmeyen bir virüsü ülke ya da bölge ile ilişkilendirmek doğru değildir. Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası toplum, virüsü damgalamaya ve belirli bir ülke ya da bölge ile bağdaştırmaya açık bir şekilde karşı çıktı. Hem DSÖ hem de Çin tarafı, tüm ülkelerin salgına daha fazla önem vermesi gerektiğini defalarca vurguladı. DSÖ, ayrıca Çin’in tüm dünyaya zaman kazandırdığını ve salgının kontrol altına alınabildiği gerçeğini tüm dünyaya gösterdiğini de ifade etti. Zamanın çok iyi kullanılması ve önlemler alınması gerekiyor fakat birçok ülke DSÖ’nün bu uyarılarını dikkate almadı.

Yeni tip koronavirüs salgınına karşı mücadelenin, insanoğlunun doğadaki bulaşıcı hastalıklara karşı mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu vurgulamak istiyorum. Covid-19 salgını şu an dünyanın dört bir yanına hızla yayılıyor ve alanını genişletiyor. En önemli öncelik, uluslararası toplum ile birlikte salgınla mücadele konusunda işbirliği yapmak, insan sağlığını ve güvenliğini korumaktır. Türk hükümeti de salgınla mücadele ve kontrol altına alınması konusuna büyük önem veriyor ve güzel sonuçlar elde etmek için güçlü önlemler alıyor.

‘HIZLI VE VERİMLİ HAREKET ETTİK’

  • Bütün dünya, Çin’in virüse karşı çok hızlı ve kapsamlı önlemler aldığını kabul ediyor… Çin hükümeti hangi deneyimlere ve geleneklere dayanarak bu kadar hızlı önlem aldı? Sonuçlara baktığınızda, Çin’in aldığı önlemlerden en belirleyici olan hangisiydi?

Salgın ortaya çıktığından bu yana, Çin Hükümeti, SARS gibi bulaşıcı hastalıklar ile ilgili deneyimlerine dayanarak, ilk önceleri ulusal çapta önlem ve kontrol sistemini kurdu. En kapsamlı, en katı ve en tamamlayıcı önlemleri uygulamaya başladı. Salgını kontrol etmenin sırrı, “Erken teşhiş, erken raporlama, erken izolasyon ve erken tedavi” dörtlüsüne bağlıdır.

Bahsettiğimiz bu “Dörtlü Sistem” Çin’in politikasının ve yönetişim sisteminin yanı sıra ulusal gücün takdire şayan desteği ile sağlandı. Salgınla mücadelede Çin, büyük sorunları halletmek için ülke çapında bütün güçleri, tamamen örgütlü olarak seferber edebilme avantajından yararlandı ve Çin halkının da anlayışı çerçevesinde güçlü desteğini aldı. 72 saatte koronavirüsün gen dizisini tespit ettik, beş gün içinde etkili olan test kitini geliştirdik. 10 günde toplam 2 bin 500 yataklı iki özel hastaneyi sıfırdan inşa ettik. Ortalama 1,5 gün gibi bir sürede, 13 bin yataklı 16 kabin hastanesini hizmete sunduk. Mevcut hastanelerden 24 tanesini Covid-19 hastalarının tedavi edilmesi için hazırladık. Ülke ve ordu genelinde 300’den fazla sağlık ekibininden oluşan 40 binden fazla sağlık personelini Wuhan’a gönderdik. Kısa bir zaman dilimi içinde, on binlerce çeşit mevcut ilaçtan, birkaç tane etkin ilaç belirledik, Çin geleneksel tıbbıyla entegre ederek, tedavi kılavuzunu yayınladık. Aynı zamanda aşı araştırma çalışmalarını sürdürüyoruz, Merkezi Hükümet tarafından 13 milyar dolarlık fon ayrıldı ve bununla beraber 19 eyaletten Hubei’deki büyükşehirere ve çeşitli bölgelerine birebir yardımda bulunulması da sağlandı. İşte bunlar Çin’in büyüklüğünü, hızını ve verimliliğini gözler önüne seriyor.

‘İNSANOĞLUNUN SORUNU KARŞILIKLI YARDIM ŞART’

  • Bu süreçte başka ülkelerden size yardım eden oldu mu?

Salgınla mücadelede, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke Çin’e büyük oranda tıbbı malzeme yardımında bulundu. Bu, uluslararası ahlak ve karşılıklı yardım anlayışının yansımasıdır. Çin tarafı olarak çok müteşekkiriz.

Virüs, tüm insanlığın ortak düşmanıdır, uluslararası toplumun salgınla mücadelede işbirliğini güçlendirmesi gerekir. Çin, salgınla mücadele sürecinde, bunun insanoğlunun bir sorunu olduğu ilkesiyle, çeşitli ülkelere yerel olarak salgının önlenmesi ve kontrol altına alınması için uzman sağlık personelinden oluşan ekipler gönderdi ve birçok ülkeye maske, test kitleri gibi medikal malzemeler temin etti. Uluslararası toplumun da çabasıyla, bu salgınının önüne geçeceğimizi ve mümkün olan en kısa sürede bu virüsün üstesinden geleceğimizi umuyorum.

‘AŞIDA KLİNİK TESTE 17 MART’TA GEÇİLDİ’

  • Çin’de aşı çalışmaları hangi aşamada? Kesin etkili aşı için bize bir tarih verebilir misiniz?

Gen dizisini belirledikten sonra, aşıyı araştırmaya başladık, farklı yönlerden çoklu aşıların paralel gelişimi için birkaç ekip kurduk ve ilerlemeler de kaydedildi. 17 Mart akşamı, ekiplerden biri, Covid-19 rekombinat aşısı klinik test aşamasına geçilmesi için onay aldı. Çin yasaları ve uluslararası teammüller gereği, aşının güvenliğini ve etkinliğini saptamak, potansiyel yan etkilerini yok etmek, klinik test aşaması sonrası ilgili kontrol birimlerinin onayı akabinde, klinik test aşamasında kanıtlanmış güvenli ve etkili aşının hazır olacağını umuyoruz.

‘HİZMET SEKTÖRÜ DÜŞTÜ YAPAY ZEKA YÜKSELDİ’

  • Çin dünyanın üretim merkezi. Ama şimdi yaygın bir karantina var. Yeni siparisler ve nakliye ciddi oranda etkilendi. Bu durum Çin ekonomisine nasıl etki edecek? Çin’in penceresinden bakarsak, “virüs, dünya ekonomisini büyük yıkıma uğratacak, 1929 benzeri bir çöküş olacak” şeklindeki yorumlara katılır mısınız?

Bu seferki salgının Çin ekonomisine yönelik etkileri daha çok tüketim ve hizmet sektöründe görülüyor. 2019 yılında tüketimin, ekonominin büyümesine yaptığı katkı yüzde 57,8 idi. Fakat şu anda, tüketimde kayıptan çok ertelenmek zorunda kalınmış taleplerden söz edebiliriz, salgının ardından doğal olarak yeniden oluşacaktır.

Dijital ekonomi ve AI (artificial intelligence- yapay zeka) sektöründe, salgın sürecinde büyük artışlar yaşandı yeni modellerin gelişmesini sağladı. Farklı bir açıdan bakılırsa, salgın Çin ekonomisinin yapısal dönüşümünü ve arz yanlı reformunu hızlandırdı.

Diğer bir görünen etki de, önlem ve kontrol sürecinde personel işine dönmede zorlandı ve üretimde kısıtlamalar yaşandı. Bu durum salgını kontrol altına alma sürecinde görülen kaçınılmaz bir sonuçtur. Kısa vadede salgını belirli bir alanda kontrol etme çabalarımızı yoğunlaştırdıktan sonra, Şubat ayı ortalarında üretimi ve üretimin yeniden başlatılmasını aktif bir şekilde teşvik etmeye başladık. Şu anda ülke genelinde çok sayıda eyalette, büyük çaplı şirketlerde yüzde 90 oranında, orta ve küçük ölçekli işletmelerde ise yüzde 60 oranında yeniden üretime başlandı. KOBİ’ler için hükümetimiz kredi, sübvansiyon, vergi ve ücret indirimi gibi konularda bir dizi ayrıcalık getirerek, söz konusu şirketlerin en kısa zamanda üretime başlaması ve zorlukların önüne geçmesi için önlem alıyor.

Çin ekonomisinin uzun vadeli gelişimi değişmedi. Çin büyük bir pazara, tam bir endüstriyel sisteme, dünyanın en büyük orta sınıf grubuna sahip. Ayrıca Çin ekonomisi son derece güçlü ve dayanıklı durumdadır. SARS zamanında, Çin ekonomisi dünya ekonomisinin sadece yüzde 8’ini oluşturuyordu. Halen V-şekilli büyümeye devam ediyor ve şu an dünya ekonomisinin yüzde 18’ini oluşturuyor, bu konuda kendimize güveniyoruz.

  • Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, kişisel twitter hesabında, “Virüs Wuhan’a ABD ordusu tarafından getirildi” görüşünü savundu. Bu konuda Çin devletindeki şüpheler ne kadar derin?

‘ABD HALEN AÇIKLAMA YAPMADI’

ABD’li bazı üst düzey yetkililer sürekli “Çin virüsü” ve “Wuhan virüsü” ifadelerini kullanıyor, hem biz hem de DSÖ da buna karşı çıkıyoruz. Wuhan, 18-27 Ekim 2019 tarihlerinde, Dünya Askeri Oyunlarına ev sahipliği yaptı ve ABD bu oyunlara katılması için 400’e yakın kişiden oluşturulan heyeti Wuhan’a gönderdi. Bu yıl 11 Mart’ta, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi direktörü, “ABD’de bazı kişiler teoride ‘gripten’ ölmüş olabilir fakat bunun sebebi Covid-19 virüsü de olabilir” değerlendirmesinde bulundu. Bu da tüm dünyada şüphe uyandırdı. 12 Mart tarihinde Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Twitter’da “Amerika’nın ilk Covid-19 vakası ne zaman görüldü? Kaç kişiye bulaştı? Hastanenin ismi nedir? Belki de Amerikan Ordusu bu salgını Wuhan’a getirdi. Amerika şeffaf olma vaktin geldi, ilgili sayıları kamuoyua duyur. Şu an Amerika’nın, bize bir açıklama yapması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Çin, en başından beri, bu durumun bilimsel bir sorun olduğunu, bilim insanlarının ve uzmanların fikirlerini duymaya ihtiyaç olduğunu savunuyor. Bizzat, bu sürecin ve Sayın Sözcü’nün konuşmalarını aktarıyorum, sizce bilgilerin açık tutulmasını ve izahatını talep etmemiz gerekmiyor mu? Ayrıca sözlerime şunu ekleyebilirim, ABD halen herhangi bir açıklama yapmadı.

‘RİVAYETLERE İNANMAYIN ‘

  • Türkiye’nin aldığıönlemleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’ye tavsiyeleriniz neler?

18 Mart günü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin atacağı adımları ve önlemleri tek tek anlattı. Türk hükümetinin tek amacının, sorumlu bir tutum sergileyerek, vatandaşlarını korumak olduğunu defalarca vurguladı. Çin’in, Türkiye ile iletişimini sürdürmeye, karşılıklı olarak deneyim ve uygulamaları paylaşmaya, salgınla mücadelede birlikte çalışmaya, iki ülke ve dünya halkının sağlığı ve güvenliği adına olumlu anlamda katkı yapmaya gönüllü olduğunu belirtmeliyim. Eğer herhangi bir öneride bulunmam gerekirse ki bunu defalarca medya kuruluşlarına söyledim, rivayetlere inanmayın, panik yapmayın, hükümetin yönlendirmesine uyun. İşte en doğru seçim budur.

ÇİN’DE GELİŞTİRİLEN AŞI İNSANLARDA DENENDİ

Yeni koronavirüsü önlemek için Çin’de geliştirilen aşının klinik testlerin 1. aşaması insanlar üzerinde yürütülüyor. CRI Türk haberinde, her grupta 36 gönüllü olmak üzere düşük doz, orta doz ve yüksek doz gruplarından oluşan gönüllerin aşı enjekte edildikten sonra 14 gün boyunca karantinaya alındıkları ifade edildi. Aşı yaptırıldıktan sonra 6 ay içinde gönüllülerin vücutlarında anti-S proteini spesifik antikoru oluşup oluşmadığı izlenecek.

Alınan bilgiye göre, aşının klinik testlerin birinci aşamasındaki gönüllüler Vuhan kentinde yaşayan 18-60 yaşlarındaki vatandaşlardan oluşuyor.

VUHAN’DA KONTROL NOKTALARI KALDIRILIYOR

Dördüncü kez “ülke içi kaynaklı” yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakasının tespit edilmediği bildirilen Çin’de kontrol noktaları kaldırılmaya başlandı.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonundan yapılan açıklamada, dört gündür ülke içi kaynaklı yeni tip koronavirüs vakası görülmedi.

South China Morning Post’un haberine göre, ülke içi yeni vakanın görülmemesinin ardından yetkililer, salgının başladığı Vuhan’daki Kovid-19 denetim noktalarını kaldırmaya başladı.

Vuhan şehir merkezi dışındaki yolların kapalı tutulmaya devam edildiği vurgulanırken, gelişmeler havai fişeklerle kutlandı.

TUNÇ AKKOÇ / AYDINLIK

İlgili Haberler

Yorum Yap