medikritik.com
Köşe Yazıları

Coronavirüs tehdidine karşı diş hekimi ve hastalar ne yapmalı?

Coronavirusler (CoV), soğuk algınlığı bulguları verebilen aynı zamanda Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS-CoV) ve Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir. 

Coronavirusler zoonotiktir yani, hayvanlardan bulaşarak insanlarda hastalık yapabilir. SARS-CoV ; 2003 yılında misk kedilerinden daha önceden bilinmeyen bir virüs halinde ortaya çıkmış ve yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Eylül 2012’de ise MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus) Suudi Arabistan’da tanımlanmış bir virüs olup tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı tespit edilmiştir.

Şu an tüm dünyada ciddi bir halk sağlığı tehdidi yaratan coronavirüs tehlikesi tüm dünyanın ortak sorunu olmuştur. 31 Aralık 2019’da  Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakaları bildirilmiştir. 7 Ocak 2020’de ise etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir coronavirus (2019-nCoV) olduğu açıklanmıştır. An itibariyle 220 bin 346 coronavirüs vakasının ve 9 bine yakın ölümün gerçekleştiğini ve bu oranların da her gün arttığını görmekteyiz. 

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve pandemiye yol açan coronavirüs salgını ülkemizde ilk olarak 11 Mart’ta Avrupa’dan Türkiye’ye giren bir kişide tespit edilmiştir. Bu ilk vakadan iki gün sonra, 13 Mart sabahı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamasıyla sayı ikiye yükselmiştir. Ardından yine 13 Mart’ta, ilk vaka ile aynı aileden 3 kişiye daha tanı koyulduğu duyurulmuştur. 14 Mart’ta 5 olan vaka sayısı, umreden dönen bir kişide daha virüsün tespit edilmesiyle 6’ya çıktmıştır. 15 Mart Pazar günü ise ilk açıklanan vakanın yakın çevresinden 2 kişide daha virüs tespit edilmiş ve  buna ek olarak Avrupa’dan gelen 7, ABD’den gelen 3 kişiden daha testin pozitif çıkmasıyla vaka sayısı 18’e ulaşmıştır. 16 Mart gecesi ise vakalar 47’ ye yükselmiştir. 17 Mart’ta ise 98 vaka bulgusu ve 89 yaşındaki bir vatandaşın hayatını kaybetmiştir. 18 Mart gecesi vaka sayısı 191’e yükselirken bir kişi daha hayatını haybetmiştir. Katlanarak artan vakalar ve ölümlerin varlığı Türkiye’yi ciddi önlemler almaya itmektedir. 

Türkiye bu koşullarda atak davranarak 12 Mart’ta alınan kararla 16 Mart’tan itibaren eğitime 3 hafta ara vermiş, sosyal bilinci sağlamak adına çalışmalarını ve önlemlerini hızla arttırmıştır. Sosyal izolasyon bulaş riskini azaltmak amacıyla alınan en önemli tedbirlerdendir. Bu nedenle eğitime ara verilmesi kararı tatil olarak değil bir izolasyon niteliği taşımaktadır. 16 Mart saat 24.00 itibariyle yayınlanan genelgede 81 ilde tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu ve ibadethaneler dahil olmak üzere umuma açık kapalı alanların faaliyetleri geçici bir süreliğine de durdurulmuştur. 

Daha da önemlisi kontaminasyon riskinin çok yüksek olduğu hastaneler de dikkatle değerlendirilmesi gereken yerlerdendir. Özellikle de diş hekimliği uygulamalarının en yüksek risk grubu olduğu görülmektedir.

Diş Hekimlerini ve Hastaları Nasıl Riskler Bekliyor?

Bilindiği üzere, dişhekimliği sağlık hizmetlerinde kullanılan basınçlı sprey ve su, aeroseller sebebiyle kontaminasyonun en yoğun görülebileceği alanlardan birisi olarak kabul edilmektedir. Tedavi sürelerinin uzun olması, hasta ile çok yakın temasta çalışılması, kullanılan materyallerin fazlalığı ve çoğu materyalin tek kullanımlık olmaması gibi risk faktörleri bulunmaktadır. Aynı zamanda hastaların ölçü ve restorasyonlarının imalatı amacıyla laboratuvarlara gönderilmesi kontaminasyon ağını da genişletmektedir. Her yaş grubundan hastanın bakıldığı ve hasta sayılarının çok fazla olduğu ağız diş sağlığı merkezleri ve fakülte hastanelerinde bu riskler daha da artmaktadır. Kamusal alanlarda 1 m kuralına rağmen çoğu zaman fakülte hastanelerinde hasta koltuklarının bile arasında 1m mesafenin olmadığı ve aynı ortamda birçok hastanın bakıldığını gözönünde bulundurulursa kontaminasyonun kaçınılmaz olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Diş Hekimliği Fakülteleri, Ağız Diş Sağlığı Merkezleri ve Özel Diş Poliklinikleri ve Muayenehaneler Faaliyetlerine Devam Ediyor Mu?

Türk Dişhekimleri Birliği elbetteki  en yetkili sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığının kararlarına uymak zorundadır. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 17 Mart günü  Elektif İşlemlerin Ertelenmesi ve Diğer Alınacak Tedbirler konusunda bir genelge  yayınlamıştır. Bu genelgede alınan kararlarca tıp ve diş hekimliği uygulamalarında acil tedaviler dışındaki işlemler sınırlandırılmıştır. Ağız diş sağlığı merkezleri, devlet hastaneleri ve fakültelerdeki tedbirler sıklaştırılmıştır ve hasta alımında azalmaya gidilmiştir. Fakat özel kurumlarda hasta alımlarının alınan kararca kısıtlama olmadan devam ettiği göze çarpmaktadır. Devlet kurumlarında alınan önlemlerin özel kurumlarda uygulanmaması ve önlemlerin kurumun insiyatifinde olması, devlet kurumlarında tedavisi ertelenen hastaların özel kurumlara başvurması tehlikenin boyutunu arttırmaktadır. 

Diş Hekimleri Nasıl Önlemler Almalıdır?

Diş hekimlerinin aldığı önlemler kontaminasyon riskinin azaltılması, acil tedavilerin aksamaması ve toplum sağlığının korumasında büyük öneme sahiptir.

Türk Diş Hekimleri Birliği’nin yayınladığı bildiride alınması gereken önlemler ayrıntılı olarak açıklanmıştır :

  • Öncelikle hastanın değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Hasta muayene edilmeden önce olası enfeksiyonun tespit edilebilmesi amacıyla hastanın son 14 gün içinde yurtdışı seyahati yapıp yapmadığının öğrenilmesi, enfeksiyon belirtilerinin gözlenmesi, buna yönelik anamnez alınması, şüpheli vakaların derhal hastanelere yönlendirilmesi, 
  • Diş tedavilerini gerçekleştirmeden önce hastanın rutin değerlendirmesinin bir parçası olarak temassız ateş ölçme eklenmesi (Alından temassız ateş ölçer tavsiye edilmektedir),
  • Hasta muayenesinden, hastaya bir işlem yapmadan önce,  işlemden sonra, dezenfekte edilmemiş ekipmana dokunduktan sonra, oral mukozaya, hasarlı deri veya yara, kan, vücut sıvısı, salgıya dokunduktan sonra ellerin yıkanması ve kendi gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmamaya daha çok dikkat etmeniz, 
  • Kullandığınız kişisel koruyucu ekipmanın yapılan işlemlere uygun olduğundan emin olunması (Tek kullanımlık bone, tek kullanımlık cerrahi maske, koruyucu gözlükler, yüz kalkanı ve tek kullanımlık izolasyon giysileri veya ameliyat giysileri ile çalışma giysileri (beyaz önlük) ve tek kullanımlık lateks eldivenler), 
  • Mümkün olduğunca enfeksiyöz ajanlara olası maruziyeti azaltmak için rubberdam kullanılması,
  • Aerosol üreten tüm diş tedavileri için “high volume evacuator (büyük miktarda hava çeken ve dakikada 100 metreküpe kadar hava hacmini kaldırdığı söylenen bir tahliye sistemine takılan bir emme cihazı)” kullanılması,
  • Her hastadan sonra kullanılan el aletlerinin otoklav sterilizasyonu,
  • Hastaya işlem yapılmadan önce %1 hidrojen peroksit veya % 0.2’lik povidon ile gargara yaptırılması (Koronavirüs oksidasyona karşı savunmasızdır; bu oral mikropların tükürük yükünü azaltacaktır),
  • Kapı kolları, sandalyeler ve tuvaletler de dahil olmak üzere kamusal alanların sık sık temizlenip dezenfekte edilmesi,
  • Personel koruyucu ekipman kullanımına azami dikkat gösterilmesi (Tek kullanımlık bone, tek kullanımlık cerrahi maske ve çalışma kıyafetleri (beyaz önlük), koruyucu gözlük veya yüz kalkanı ve tek kullanımlık lateks eldiven veya nitril eldiven),
  • Tıbbi atıkların (kullanımdan sonra tek kullanımlık koruyucu ekipmanlar dahil) zamanında teslim edilmesi.

Diş hekimine Başvuran Hastaların Dikkat Etmesi Gerekenler Nelerdir?

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 17 Mart günü  Elektif İşlemlerin Ertelenmesi ve Diğer Alınacak Tedbirler konusunda aldığı karar dahilinde diş hekimliği uygulamaları acil tedaviler ile sınırlandırılmıştır. Akut işlemler ( şiddetli ağrı, akut enfeksiyon, travma vs.) haricinde diğer uygulamalar koşullar gereği ertelenmiştir. Acil tedaviler harici uygulamaların devlet kurumlarında yapılmaması üzerine özel kurumlarda bu tedavilerin uygulanması talep edilmemelidir. Hastaların ivedilikle kurallara uyması ve sosyal izolasyonu uygulaması gerekmektedir. 

Diş hekimliği alanında coronavirüs salgınının etkileri hakkında da sosyal medyada bilgi kirliliği mevcuttur. Bu bilgilere itimad edilmemeli, güvenilir kurum ve kişilerden, gerekirse hekim ile iletişime geçerek koşullar ve süreç hakkında bilgi alması gerekmektedir.

Nurcan KAYA/ Diş Hekimi

İlgili Haberler

Yorum Yap