medikritik.com
Köşe Yazıları

Koronavirüs salgını ve evrim


Evrimi yıllardan beri araştırıyorum. Bu konunun çok iyi bilinmesi, insan sağlığı açısından önem arz ediyor. Bu corona virüsü salgını dolayısıyla sürecin başlangıcını, devamını ve olası gerçekleşecek senaryoları evrimin ışığında nasıl algılayabiliriz bu konuda bir şeyler yazmak istedim.
Yazının sonuna da çevrecilik adına çıkarılacak bir mesaj ilave ettim.

     Evrim gözle görülecek kadar hızlı değildir. Ancak virüsler söz konusu olduğunda bu değişir. İnanılmaz bir süratte evrilirler. Bir canlının üreme ve çoğalma sürati ne kadar fazlaysa o kadar hızlı evrilir. Virüs bir kişinin vücudunda çoğalırken, başkasına bulaşmadan önce bir evrimsel dönüşüm geçirebilir. Bu hızlı dönüşümler, aşı ve tedavi için ciddi anlamda sorun oluşturur. Çünkü aşı üretildiğinde virüs değişmiş olacaktır.

Virüsler tüm canlılarda görülebilir. Canlı türlerine göre farklı virüs türleri vardır. Bulaşma tür içidir. Bir virüs genellikle ait olduğu canlı türüne bulaşır. Ancak nadiren başka bir türe de bulaşabilmektedir. Bu durum SARS ve MERS gibi geçmişte yaşadığımız salgınlardaki endişe verici boyutların ana nedenidir. İlkinde misk kedisi ikincisinde tek hörgüçlü deve bulaşma kaynağıydı. Son yeni corona virüsü salgınında ise kaynağın yarasa olduğu düşünülüyor.
Virüsler yaşayabilmek için canlılara ihtiyaç duyar ve bir parazit olarak onları kullanarak varlıklarını devam ettirir. Virüsün canlılığını devam ettirebilmesinin en önemli yolu bir bireyden diğerine geçebilmektir. Bulunduğu canlının ölmesi, virüsün bu bulaşmayı sağlanmasını engeller. Bir virüs, eğer bulunduğu canlıyı öldürüyorsa bu kez başka bir canlıya bulaşma şansını kaybedecektir.
Doğal seçilimle evrimin temel prensibi, uyumlu olmayanın yok olmasıdır. Varlığını devam ettirebilmenin yolu ise dönüşümdür. Burada virüs için uyumlu olmak, üzerinde yaşadıkları canlıyı öldürmek değil yaşatmaktır. Bu nedenle virüsler bulundukları canlıyı öldürmeyecek şekilde evrim geçirmeye zorlanır. Bu sayede kişiden kişiye bulaştıkça öldürücü etkileri azalır.
Yarasada ona zarar vermeyerek yayılacak şekilde evrilmiş olan bir virüs, tesadüfen insana geçtiğinde aşırıcı öldürücü etkisi ile kendini gösterebilir. İnsan için büyük sorun yaratan virüslerin hayvandan geçenler olmasının nedeni de budur. Çünkü bu virüsler yarasalara uyumlu bir evrim geçirmiş ve onları öldürme oranları çok düşüktür. İnsana geçince virüs artık yaşam amacının çok dışında bir ortamdadır. Bir tesadüf olarak çok öldürücü bir özellikte olabilir.
Virüs insandan insana bulaştıkça bu kez insana zarar vermeyerek yayılacak bir dönüşüm geçirerek varlığını sürdürecektir.
Çindeki corona virüs salgınının ülkemize eninde sonunda geleceğine şüphe yoktur. Ne kadar geç gelirse o kadar iyi olacaktır. Böylece ülkemize geldiğinde virüsün, insan sağlığını daha az tehdit eden bir şekilde dönüşüm geçirmiş olacağı çok yüksek olasılıktır.
Virüs salgınlarında önerilen hijyene dayalı koruyucu önlemlerin çok ama çok önemli yeri vardır. Ancak hastalığın yavaşlamasının tek nedeni hijyen değildir. Aşısı ve ilacı bulunmadığı halde böyle ağır ve öldürücü bir salgının zamanla etkisinin azalması, temel olarak virüsün bu şekildeki evrimi ile ilgilidir.
…..
Yaşat ki yaşayasın;
Onlar, üzerinde yaşadıkları canlıları öldürmeyecek şekilde dönüşüyorlar. Bizler de virüsler gibi üzerinde yaşadığımız dünyayı yok etmemek için evrilmeyi mi bekleyeceğiz.
Bunun insanlığa bedeli çok olacaktır. Virüsler yaşattıkça yaşıyor. öldürdükçe kendileri de ölüyor.
Bizler, yaşam alanımız olan dünyayı, zorunda kaldığımız için değil, bilinçli ve planlı olarak korumalıyız.


Tamer Kaya

26/2/2020

İlgili Haberler

Yorum Yap