medikritik.com
Haberler

Küba ile sağlıkta işbirliğinin gönüllü elçisi oldu

Görev sırasında iki bacağı donma noktasına gelen emekli Albay Feza Güllü, sağ bacağını kendi imkanlarıyla Küba’da tedavi ettirdi. Küba’daki sağlık hizmetinden Türk vatandaşlarının da faydalanabilmesini isteyen Güllü, hem Küba hem de Türkiye’de temaslarda bulundu

Emekli Albay Feza Güllü’nün, sağlıkta Küba ile Türkiye arasında işbirliği protokolü imzalanması çağrısına Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nden (CİMER) yanıt geldi. Güllü, iki ülke arasında sağlıkta işbirliği protokolü ve denklik anlaşması imzalanması için gönüllü elçi oldu. Feza Güllü ile eskiden Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam ederken görüştük.

AVRUPA ÜLKELERİ FAYDALANIYOR

Erzurum’da eksi 29 derecede operasyona hazırlık yaparken bacaklarındaki dolaşım sistemi tahrip oldu. Zamanla kemiğine kadar inen ve kapanmayan yaralar oluştu. Rusya, Kanada ve Küba’da tedavi yollarını araştırdı. Küba’da tedaviye gitmeden önce yazışmalar yaptı. 2018 ve 2019’da 6’şar ay Küba’da kalarak hem araştırmalarına devam etti hem de kendi imkanlarıyla tedavi oldu. İran, Yunanistan, İtalya, İspanya ve daha birçok Avrupa ülkesinin Küba’yla çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları yaptığını söyleyen Güllü, “ABD blokajı nedeniyle Türkiye Küba ile iş birliği yoluna gitmemiş. Pek çok Avrupa ülkesi blokajı deldiği halde Türk vatandaşları Küba’da sağlık hizmeti imkanından mahrum” dedi. Küba’da Feza Güllü’nün sağ bacağına arılar ve bitkisel yöntemlerle çeşitli terapiler uygulandı. Güllü, ayağının üstüne basamaz halde gittiği Küba’dan yürüyerek döndü. Ancak sol bacağına imkanları elvermedi.

TEDAVİ YARIM KALDI

Feza Güllü, Eylül ayında kanser ilaçlarıyla ilgili yapılan anlaşmayı hatırlattı:

“Bu protokolden sonra hastalarımız şifa bulacaklar. İkinci bir aşama olarak çift taraflı bir sağlık iş birliği protokolü gerçekleştirilirse tıpkı başka ülkelerin yaptığı gibi devletin yardımıyla Küba’ya gidip tedavi olabileceğiz. BM tarafından bloke edilmiş, ambargo altındaki bir ülke olarak Küba, sağlıkta kalite güvence standartlarını Kanada’dan aldı. Siz Küba’ya gittiğinizde ülkenizle anlaşma yoksa, Kanada organizasyonlarına ciddi paralar vermek zorunda kalıyorsunuz. Bin dolarlık bir sağlık hizmeti alıyorsanız bunun 900 doları Kanada’ya gidiyor. Çift taraflı bir sağlık protokolü olması hem Türkiye’ye hem Küba’ya çok şey kazandırır. Küba’da tedaviye başlamadan önce yapılan ön testlerde bu farkı yaşayarak gördüm. Yunanistan’dan gelen hasta teste 20 avro verdi, ben Küba’yla aramızda anlaşma yapılmadığı için aynı teste bin 200 avro ödedim. Mikro cerrahi düzeyde küçük dokunuşlar yapılacaktı. 42 bin Kanada doları gibi bir fiyatla karşılaştım. Bu sağlık hizmetinin tamamını alamadım. Protokol olmuş olsaydı sosyal güvenlik kurumunun desteği ile ya Küba’da tedavimi tamamlayabilecektim ya da Kübalı hekimlerin eğittiği Türk hekimler beni ülkemde tedavi edeceklerdi.”

DENKLİK İSTİYOR

Emekli Albay Feza Güllü, Küba’da Müslüman Toplumu Kanaat Önderi Yahya Pedro Larzo’nun yardımıyla Sağlık Bakanlığı üst düzey bürokratlarıyla görüştü. Sadece bürokratlarla değil, profesöründen hemşiresine çok sayıda temasta bulundu. Küba Sağlık Bakanlığı bürokratlarından Küba hekimlerine denklik verilmediğini öğrendi. Güllü, “Kanser aşısını alıyoruz ama o aşıyı bulan profesörün bilimsel kariyerini kabul etmiyoruz. NATO üyesiyiz. Oysa Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı Küba’dan faydalanıyor. Hekimlerimiz Kübalı onkologların tedavi yollarını bilmiyor çünkü onlara ABD ve FDA merkezli çözümler öğretiliyor” dedi.

İŞBİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞACAK

CİMER ve TBMM’ye de başvuran Güllü’ye yanıt çok hızlı geldi. CİMER’e başvurmasından birkaç gün sonra Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Uluslararası Anlaşmalar Daire Başkanı Arif Çetin, Feza Güllü’yü aradı. Güllü şöyle anlattı: “Güney Amerika ülkeleriyle ilgili çalışmaların devam ettiğini, Küba ile sağlık protokolüne ilişkin hep niyet bazında yoğun isteğin olduğunu ve bu konuda çalışmanın başlatıldığını söyledi. Bir sağlıkçı değilim ama bilimsel doktora düzeyinde eğitim aldım. Küba’da çok sayıda temasta bulundum. Sonuçta Türkiye Küba arasındaki iş birliğinin nasıl olabileceğine ilişkin bir proje geliştirdim. Bu projemi toplum sağlığı için hayata geçirmek istiyorum. Bana zaman kaybını engellemek ve en verimli şekilde sonuca ulaşabilmek adına Küba ile Türkiye arasındaki iş birliğinde gönüllü elçi olabileceğimi söyledi. Hastaneden ayrıldığımda gidip karşılık beklemeden çalışmalara başlayacağım. Türkiye ile Küba arasında yapılacak karşılıklı sağlık iş birliği protokolü ve denklik anlaşması ile hem Türkiye’den Küba’ya tedavi yolu açılacak, hem de Küba’dan gelecek hekimler aracılığıyla Türkiye’de tedavi yapılabilecek. Amaç en düşük maliyetle en verimli ve en kolay tedaviyi bulabilmek.”

HARP CERRAHLARINA EMANET

Albay Feza Güllü, yarım kalan tedavisine Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam ediyor. Güllü, “Burası askeri doktorlardan müteşekkil kalan tek kalp damar cerrahi kliniği. Bu doktorlar harp cerrahisini çok iyi biliyorlar. Küba’da yarım kalan tedaviye askeri harp cerrahi hocalarımızla devam etmek istiyorum. Çünkü harp cerrahisinde göre hızla şekillenip, çözüm üretebiliyorlar. Bana göre çok daha önemli olan da bu klinik Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden mezun olan hekimler tarafından yönetiliyor. Kendi kurumumun hekimlerine bedenimi emanet ettim” dedi.

‘ASKERİ HASTANELERE İHTİYACIMIZ VAR’

Feza Güllü, kapatılan askeri hastanelerle ilgili de önerilerde bulundu. “Suriye’de mobil hastane kurabilirdik. Türiye’de yapılan mobil hastane konteynerlarımız var ama içini dolduracak askeri hekimimiz yok. Var da üniformalı değil. Hain terör örgütünün yarattığı olumsuz durumu onarmamız ve yerine yeniden koymamız gerekiyor. Pirelere kızıp yorganı yaktık. O yorgana ihtiyacımız var. Savaş alanında üstünden mermiler uçuşurken, karanlık bir çadırda baskı altında kalbe yürüyen şarapnel parçasını ancak harp cerrahları çıkarabilir. Can güvenliği yaşayan bir hekim böyle bir ortamda çalışamaz. Ama savaşmayı bilen bir hekim hem hastayı hem kendini koruyabilir.”

özlem konur usta

Aydınlık


İlgili Haberler

Yorum Yap